12 Nisan 2006

EbruG Cezayir'e giremedi

merhabalar,Istanbullu ve cok gezen biri olarak benim ve arkadasimin kafasi bir konuya takik.bizler 30lu yaslarda eli ayagi duzgun, yerine gore giyinmesini konusmasini oturup kalkmasini bilen,yediginin ictiginin parasini verecek kadar ustunde parasi karti olan iki kadiniz.birkac hafta once beyoglu fransiz sokaginin baslangicinda, hayriye caddesinde adi "cezayir" olan bir mekana girme tesebbusunde bulunduk.fakat anlamadigimiz bir bicimde geri puskurtulduk. mekanin bir lokanta bir de cafe kismi var ve cafe (kafe?) kismina rezervasyon alinmiyor.bizim de niyetimiz cafeydi.suratimiza bakmadan konusan, ne dedigini anlamadigimiz icin her lafini kerpetenle agzindan iki defada aldigimiz kisi sanmiyoruz ki "cezayir"in sahibi olsun.fakat afra ve tafrasi orta-uzak-yakin dogunun ve afrika'nin tamaminin sahibine yetecek cinstendi.aksamin daha sadece yedisiydi ve bize hic yerlerinin olmadigini sirti donuk vaziyette soyledi.sahte bir uzuntu veya ilgi kirintisi dahi alamadik kendisinden.yukarida sahsimiza ait detaylari vermemizden amac, kiro degiliz, amele degiliz, culsuz degiliz, varos degiliz, motor degiliz, coluk degiliz,cocuk degiliz anlaminda.biz alinganlik mi haddini bilmezlik mi yapiyoruz?yoksa bir insan bir mekan acarken buraya sadece sunlar sunlar gelsin, herkesi almayin der mi?bu makul ve mantikli midir?allahtan cok yakinda "koyu kahve" diye yillardir gidilen ve sevilen biryer vardi da, uzuntumuzu daha merdivenleri cikarken arkamizda birakmistik bile.nokta.

Hiç yorum yok: