09 Temmuz 2006

EbruG Enka'dan bildiriyor

Levent Yüksel'in o fazla büyük gülümsemesi bana hiç hoş görünmezdi.Haddinden fazla güleryüzlü insanları yapmacık bulmamdan dolayı heralde.Yine de geçen Cuma akşamı Enka'daki Levent Yüksel konserine gittim.Hemşirelerden mühendis olanla birlikte açıkhavada canlı müzik dinlemek ve şarkı söylemek fikri beni cezbetti.Enka'nın küçük ama sevimli konser mekanını görünce dedim ki, ne hoş sanatçıyla dinleyici için samimi bir ortam.Levent Yüksel'in şirinlik muskası mimiklerini kaçırmayacağız.Konser başlaması gereken saatte başladı.Tempo tutuyoruz, şarkı söylüyoruz, herşey normal.Ama bir gariplik var.Nasıl bir konser izleyicisiyle birlikteyiz ya da burada adetler mi böyledir anlamaya çalışıyoruz.Devamlı bir insan trafiği var.Gelen, giden durmuyor.Biz "med cezir"e konsantre olmuşuz, yine süslü bir hatun tin tin tin önümüzden geçiyor.İki dakika geçmeden kendine benzer üç kişiyi peşine takmış vaziyette aynı tempo resmi geçit devam.Biraz sonra bir anne çocuğunu tuvalete götürüyor.Daha kendime çektiğim dizlerimi açmadan biri daha.Geri dönüşlerini hiç anlatmayayım.Herşey dahil bir fabrikasyon tatil köyünde animasyon mu izliyoruz biz? Ya da ne bileyim Erdek'te terlik-şort elde çekirdek dolaşırken girdiğimiz bir çay bahçesinde miyiz?Samimi bir konser ortamı demiştim ama Levent Yüksel "yarin gözü yüksekte, benim bir kuru aşkım var" derken sahnenin ortasına nerden geldiği belli olmayan bir basket topunun yuvarlanacağını tahmin etmemiştim.Ben konser izleyicinde masaya dansöz çıkartıp oynatan bir kıvam hissettim.Levent Yüksel "hoşçakalın" dediği an protokol teyzeler üzerinde hala sanatçının ve saz arkadaşlarının da bulunduğu sahneyi de kullanarak mekanı bir an evvel terk etmenin derdine düştüler.
Gelelim Levent Yüksel'e...Yapmacık olduğu fikrimi taşımıyorum artık.Adam güzel gülüyor yahu.Performans yukarda anlattıklarıma rağmen süper.Bir de ben meğer epey Levent Yüksel şarkısı biliyor ve seviyormuşum.Nerdeyse bütün konser eşlik ettim Levent'e .
"Kadınım söyle mutlu oldun mu?Bu deli adamı unuttun mu?Sevdin mi, ah gerçekten seviştin mi?Söyle, onları da öptün mü?"
"...öyle sınırsız, öyle derin, öyle çok severim ki korkarsın..."
Konser çıkışı hemşireyle Emirgan'a gidip menemen yiyip çay içtik.Boğaz'a bakıp "yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından" dedik.
Özetleyecek olursak, artılar eksileri götürdü.Geriye birlikte söylenen şarkılar, içilen çaylar, kendi adıma yeniden keşfedilen Levent Yüksel ve tabi ki yarimiz İstanbul kaldı.

Hiç yorum yok: