08 Ekim 2006

EbruG ve Televole Haramiler

Haftasonu opera ve bale sezonunu kendi adımıza açtık ve "Ali Baba ve Kırk Haramiler"e gittik. Seyredeceğimiz eserin fantastik-komik opera olduğunu bilerek oturduk koltuklarımıza.Çok para ve emek harcanmış muhteşem bir dekor karşıladı bizi.

Kitapçığı karıştırırken bir yorum gözüme çarptı: "...Ali Baba Türk kültür hayatının o geçit vermez sanılan elitist kalesinde onarılmaz bir delik açmıştır.Evet, Türkiye'de de çok nitelikli ve evrensel ölçülerde sanat yapılabilir; hem de halkın sevip anlayacağı şekilde..."


Meraklandım tabi. Neymiş bu "halkın sevip anlayacağı şekilde" nin manası?




Sanırım buymuş:
"...Üç beş gün yas, sonrası saz!Hepsi birden kaz!Kasım, Aralık, Ocak.Bur bakalım n'olacak.Kedi oğlan doğuracak...Haydi bakalım o zaman tek tek.Oynıyalım gizlice sek sek.Kimi uzun kimi kısa, her hisseden bir kıssa."
"...İşte tam bir avanak!Bakma öyle bana şabalak!"
"...keyifler tamdı, armutlar hamdı.Ama ne gamdı..."
"...milleti soydular, istikbali oydular"


"Ali Baba ve Kırk Haramiler" operası İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin repertuarına girmek için 17 yıl beklemiş.
Nihayet 17 yıl sonra dev bir koro Atatürk Kültür Merkezi'nin çatısı altında, Devlet Opera ve Balesi'nin milyarlar harcadığı belli olan güzellikte kostümleri içinde ve son derece etkileyici bir dekor eşliğinde, gözümüzün içine baka baka "bakma öyle şabalak" dedi.


Hiç yorum yok: