Ağustos ayından beri wellness ürünleri satan Japon kökenli bir firmada çalışıyorum.Ofisimiz Altunizade'de.Gayrettepe dolaylarında oturan iki kişiyle birlikte sabah akşam ortak taksi tutup işe gitme durumundayız.Sabahları ortak tutulacak taksiyi bulma ve 08:15 sularında 1. köprüden karşıya geçme konusunda ikna etme görevi benim.
Her sabah ayrı bir macera.En az 5 bilemedin 6 taksiyi durdurup içeriye adımımı atmadan hatta bazen sadece ön camdan kafamı uzatıp "karşıya gideceğim" cünlesini kuruyorum.Bazıları dürüst davranıp dönüş trafiğinin kasacağını söylüyor, ama çoğu mazeret uydururken mimiklerini öyle bir abartıyor ki, sabah sabah tiyatro...
"Karşı" kelimesini "Çarşı" anlayıp arabaya alan, Altunizade'yi duyunca afallayan da oldu.Yolun yarısında kartının olmadığını "farkedip" abuk subuk yerlerde indiren de.
Şoförün biri de 20 yıllık kuaför çıktı.Ense tıraşı muhabbetini dinleye dinleye geçtik köprüden.
Oğluna iş arayan amcalar da vardı.
Telefonda sevgilisine yalan söyleyen de."Kadıköy'deyim aşkım..."
Sözlerimi Emrah'ın güzel bir şarkısıyla bitirmek istiyorum:"hey hey heyyy taksi.bütün işlerim gitti aksi.heyyyy dur taksi."
http://www.otobuste.blogspot.com diye bir blog var.
İnsanlar her türlü ulaşım aracı anı -macera -hikaye -hayal -şikayet mahsullerini oraya gönderip paylaşıyor.Benim de daha önceye ait birkaç uçak, otobüs, taksi blogum var bu bahsettiğim yerde.Vaktiniz olduğunda bakmanızı tavsiye derim.
2 yorum:
Yeni işin hayırlı olsun. Blog da olmasa haberimiz olmayacak bu arada :)
Hayal mahsüllerimiz yok orada yaw:) Gerçek şeyler hepisi. Otobüsten bahsediyorum. Gerçek insanların yazdığı gerçek hikayeler.
Bekliyoruz yeni anılarınızı Ebru Hanım.
Yorum Gönder