Brokeback Mountain...Çok tartışıldı. Yurtdışında bir defileye concept oluşturduğunu bile gördüm.En son MTV Movie Awards'de "Best Kiss" ödülünü aldı.Ben filmi dün (19 haziran pazartesi) izledim.
Tek ağlayan ben miyimdir bu filmde merak ederim?
Siz o filmdeki karakterlerin boyunu posunu ve cinsiyetini bir yana bırakıp ortadaki umutsuz aşkı görmediniz mi?
Ailenin, çevrenin ve toplumun genelinin çizdiği yoldan yürürken, gerçekleşmeyeceğini bile bile hayaller kuran o insanların yıllar süren kavuşamama hikayesi içinizi acıtmadı mı?
O saklı ilişkiyi yaşamaya çalışırken daha cesur ve gözükara olanın, ilişkiyi bir adım öteye taşıma isteğinin her defasında ötekinin bazen kırıcı derecede soğuk, ilgisiz tavırlarıyla cevapsız bırakılması...Bu duygu çok mu yabancı?
Kollarını açıp kendisine sarılacağı anı hayal ederek kilometrelerce öteden geldiği sevdiği adam yüz vermeyince, o hayal kırıklığı, kızgınlık ve cezalandırma arzusuyla kendini istemeye istemeye başka kollara atma tepkisi...
Sonra o soğuk ve ilişkiyi baştan beri sahiplenmemiş görünen tarafın, hasret ve çaresizlik içinde sevdiğinin gömleğindeki kokuyu içine çekip gizli gizli ağlaması...Yapmadığımız veya tanık olmadığımız birşey mi?
Umarım bu filmi sadece taş gibi iki adamın çatır çatır sevişme sahnelerinin olduğu bir gay filmi olarak izlemezsiniz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder