21 Haziran 2006

EbruG'dan noktasal atışlar

*Geçen hafta içinde bir akşam hemşirelerden birinde kaldım.Yemyeşil bir bahçenin ortasında dut ağaçlarının arasında müstakil bir evde uyanmak ne güzel birşey anlatamam.Balkonda yapılan uzun kahvaltının keyfini siz tahmin edin.Misafir modunda olmak ve şımartılmak da cabası.Çok iyi geldi bana bu yeşil gölgeli balkon keyfi.
Ama hepsi bu değil.Eve dönüş yolunda yaptığım Arnavutköy-Kuruçeşme sahil yürüyüşü, kemiklerimi ısıtan güneş, Boğaz, herşey çok güzeldi.Aşşk Cafe'de verilen molada Boğaz'ın serin sularının nerdeyse ayaklarıma çarptığı bir masada içilen ince belli çay.Yalnız olmanın her zaman da mutsuzluğun gerek yeter şartı olmadığını düşünmek.Bana böyle güzel bir gün başlangıcı yaşatan hemşireye gönülden teşekkür etmek.Öteki hemşireye kıskandırma mesajları göndermek ;)
Unutmayacağım bir sabahtı.Renkleriyle, ışığıyla, sesleriyle, kokusuyla, tatlarıyla ve sıcaklığıyla.Olabildiğince çok detayla kaydetmeye çalıştım hafızama.Kendimi kötü hissettiğim zamanlarda gözlerimi kapatıp hatırlamak üzere...

*Cumartesi akşamı bir düğüne gittim.Aslında düğün demeli mi, emin değilim?Cumartesi gündüz nikahlanan bir çift arkadaşımızın gelinlik ve damatlık kostümleriyle katıldığı özel bir parti...Damat fotoğrafçı gelin tur rehberi olunca davetliler de gittiğim çoğu düğünden daha renkliydi elbet.Çoğunu duymuşum, bazılarını görmüşüm ,bazı bazılarıyla yemişim, içmişim, takılmışım.Ama hepsini bir arada ilk görüşüm.
Düğünden aklımda kalanlar:Yeşil king kong peruklu damat, halay çeken japonlar, ayak üstü içilen çorba, hemşirelerle bağıra bağıra söylenen ajda pekkan şarkıları, ayağımı vuran hain ayakkabı.

*Dün akşam üzeri (21 haziran) mezun olduğum lisede 2006 yılının mezunları için tören yapıldı.Cübbelerini ve keplerini giyip mezuniyet belgelerini aldılar.Benim bu bahçede bu cübbeyi giyip aynı heyecanlı adımlarla elimdeki tek kırmızı gülle bu kürsüye ilerleyip bu belgeyi almamın üzerinden 15 yıl geçmiş!Bir eski mezun olarak katıldığım bu mezuniyet töreninde, kendisi 1975 mezunu olan ve oraya oğlunun mezuniyetini izlemek üzere gelen biriyle konuştuk.Nişantaşı Anadolu Lisesi veya tarih içinde daha bilinen adıyla English Highschool...Öyle güzel ve özel bir ortak payda ki farklı kuşakları bir araya getirebiliyor.Lise anılarının canlandığı tatlı ve buruk bir akşamdı diyebilirim.Çocuklar kepleri havaya atarken ben yine ağlıyordum.
Bu arada 1984-1991 yılları arasında bana ısrarla ters takla attırmaya çalışan beden eğitimi hocamızın hala aktif dinamik ve heyecanlı bir şekilde derslere girdiğini görmek beni sevindirdi.Ben hala ters takla atamıyorsam, artık bu benim meselem sanırım.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Hazirandan beri ne alemdesin sen? En son yazın 21 haziran mı?

nida@gulcicek.com
0 544 809 01 99